EVRENİN JENERATÖRLERİ: YILDIZLAR

724 Views

Yıldızlar mı? Başınızı yukarıya kaldırıp gökyüzündeki milyonlarca noktanın muhteşem çekiciliği altında birçok kez hayrete düşmüşsünüzdür. Hatta bazen daha da ileriye gidip, onların her birini büyük mercek ve aynalarla incelemiş; renklerindeki değişimden gök küredeki hareketlerine kadar birçok özelliklerini merak etmişsinizdir. Peki, niçin bu kadar çok nokta var? Bu milyonlarca nokta parlamak ve yer değiştirmek dışında başka ne gibi şeyler yapıyor?

Yıldızların içerisinde, çekirdeklerinden en üst atmosfer katmanlarına kadar, çok yüksek miktarda enerji üretildiğini, bazılarının oldukça ama oldukça sıcak olduğunu, devasa büyüklüklerde ve hareketli olduklarını duymuşsunuzdur.

Bugün gökyüzünde gördüğümüz yıldızların %90’ı anakol yıldızlarıdır. Bu yıldızlar, bizim kendi yıldızımız Güneş gibi Hidrojeni Helyuma çevirerek enerji üretir, füzyon reaksiyonu (çekirdek kaynaşması) yaparlar. Yıldızı oluşturan sayılamayacak kadar elementlerin atomlarının, bir dizi tepkimeye girerek çok yüksek miktarlarda enerji üretmeleri, yıldızın hem ömrünü hem de zamanla değişimini ve davranışını belirlemektedir. Bu enerjinin en dış atmosferden ışıma olarak salınması sonucu, biz onların parladıklarını algılamakta ve hayretler içinde onları seyretmekteyiz. (Işımanın yayımlandığı atmosferin sıcaklığına bağlı olarak görünen ışık dalga boyunda yaptığı için – Wien Yasası ve Kara Cisim Işınımı)

Fakat dahası da bulunmaktadır. Bizim içerisinde bulunduğumuz, hatta gökyüzünde gördüğümüz Samanyolu Galaksisi, yaklaşık 250 ile 300 milyar yıldız içermektedir. Gökyüzünde gördüklerimiz, çok küçük bir alandaki gözlemlenebilir yıldızlardır. Oysa, çok daha uzak mesafelerde daha da fazlası bulunmaktadır. Galaksimiz dışına çıktığımızda ise, bu orandan çok daha fazla sayıda galaksinin içerisinde yıldız olduğu tespit edilmiştir.

Evrendeki bu yıldızlar, aslında evrenin ve evreni oluşturan maddelerin temel enerji kaynağıdır. Yıldızlar sadece ışıma yaparak değil, ayrıca ömürlerinin sonlarına geldiklerinde süpernova gibi davranışlar göstererek (yıldızın kütlesine bağlıdır) çevreye yaydıkları enerji, partiküller ve maddeler ile birçok yeni şeyin (gezegenler, uydular, ilkel yıldızlar, bulutsular) oluşmasına sebep olmaktadırlar.

Evrendeki toplam yıldız sayısının ise 60-70 seksilyon (10^22) tahmin edilmektedir. İşte bu yıldızlar, aslında evrenin geleceğini ve içerisindeki bütün maddelerin davranışını etkilemekte, hatta belirlemektedir. Ürettikleri ve sebep oldukları maddeler ve enerji sayesinde, evrendeki her şey etkileşim halinde olmakta ve sürekli bir sisteme dönüşmektedir. Bu enerji miktarını siz tahmin ediniz.

Bu yıldızlar, en büyük kütleliden en küçüğüne kadar, hem yeni dünyaların (gezegenlerin) oluşmasına sebep vermekte hem de birçok yeni yıldızın oluşup, çekirdeğini yapılandırmasına ve ardından yüksek basınç, kütle çekimsel büzülme, genişleme ve basınç, enerji altında ısınmasına sebep olmaktadır. Uzayın ve buna bağlı olarak zamanın şeklini değiştirmekte, boyutlar ve fizik yasaları üzerinde büyük etkilere neden olmaktadır. 

Bizim yıldızımız Güneş de, bu milyonlara yıldızdan sadece birisidir. Ürettiği enerji sayesinde bazı gezegenler üzerinde farklı seviyede gelişmişlikler ile yaşama (evrime, modifikasyona ve uyuma) sebep olurken, bazılarında ise yıkıcı etkiler yapmaktadır. Peki başka neler yapabilir veya etkilenebilir?

Kaynak

  1. arxiv.org/http://arxiv.org
  2. theskylive.com/http://theskylive.com
  3. wikipedia.org/http://wikipedia.org
  4. In Quest Of The Universe (Theo Koupelis)
  5. eyes.nasa.gov/http://eyes.nasa.gov
  6. http://astronomi.istanbul.edu.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: