SINOVAC MI? BIONTECH Mİ?

979 Views

Son yıllarda başımıza gelen Covid-19 virüsü nedeniyle korunmak için çeşitli çabalar sarf ettik. Bilim insanları bizlere birkaç seçenek sundu. Ve aslında ne yapacağımızı bilemedik. Hangisini seçmeliydik? “Sinovac mı, Biontech mi?” Bu iki aşının tedavi süreci vücudumuzda nasıl cereyan ediyor?

Bu farkı açıklayabilmek için önce hücrede protein (yani bizi virüsten koruyan biyomolekül çeşitleri) nasıl elde ediliyor, bunu öğrenmemiz gerekiyor. Transkripsiyon ve translasyon prosesleri ile hücrelerimiz protein üretilebiliyor.

İlk aşama olan transkripsiyonda DNA’da 3’lü baz çiftleri halinde olan, bizim gizli kapaklı, yalnızca Homosapiens’e ait olan bilgilerimiz RNA polimerazlar tarafından okunarak bir mRNA ‘ya dönüşüyor. “m” harfi “Messenger” yani “haberci” olmasından ileri geliyor. Bir dizi nükleotidden oluşan tek zincirli mRNA ,DNA‘ daki bilgileri teslim alıyorlar da diyebiliriz.

Translasyon aşamasında ise bu mRNA hücrenin içindeki bir organel olan ribozoma gidiyor. Ribozomda DNA’dan alınan bilgiler dahilinde gerekli protein üretiliyor. Ki bu protein bizi hasta eden virüs ve bakterilerden koruyor. Adeta patojenleri yiyorlar. İşte Biontech aşısı bir mRNA aşısı olmak üzere DNA ‘dan hiçbir bilgi alınmadan vücuda verilerek direk ribozoma ulaşıyor, gerekli covid-19 mücadelesi proteinleri üretilmiş oluyor. Bu bir kod olduğu için güvenilirliği daha fazla.

Diğer taraftan geleneksel aşı yani Sinovac‘a bakalım. Sinovac zayıflatılmış, etkinliği yitirilmiş Covid-19 virüsü ve covid-19 un hücreyi tanıma için kullandığı spike proteinlerinden oluşan bir aşı. Bu aşı vücudumuza dahil olduğu zaman, transkripsiyon ve translasyon aşamalarından geçiyor, yani mRNA aşısı gibi değil. Gerekli proteinler üretiliyor, hasta etmiyor ve vücut tekrar bir covid-19 virüsü ile karşılaştığında, vücut diyor ki” tamam, ben daha önce bunun için protein üretmiştim.”

Biontech’in kuvvetli bir aşı olmasına neden olan kod gönderilmiş olması ki bu çok değerli. Biyoteknolojideki gelişmeler bize daha fazla sağlık ve uzun ömür veriyor. Geleneksel aşıyı terk etmeye de hazır değiliz, çünkü geçmişteki birçok salgın geleneksel aşı ile atlatıldı. Gelecekte bizleri neyin beklediğini bilmiyoruz. Covid-19 dünyayı tepetaklak etti. Aşılarla ilgili komplo teorileri hala gündemimizde, fakat muhtacız. Bu nedenle aşı olmalıyız.

KAYNAKÇA

  • CAMPBELL( Neil A. Reece , Jane B. Reece )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: