MOTİVASYONDAN ÇÖKÜŞE DOĞRU: MÜKEMMELİYETÇİLİK

728 Views

Çevrenizdeki birçok insandan belki de mükemmeliyetçi olduklarını duymuşsunuzdur. Hatta zaman zaman siz de öyle olduğunuzu düşünmüş olabilirsiniz. Peki, nedir bu mükemmeliyetçilik dediğimiz kavram?

  • Mükemmeliyetçiler kendileri ve diğerleri için gerçekçi olmayan yüksek beklentiler içinde olurlar.
  • Başarısızlık korkusuyla bir projeyi erteleyebilirler.
  • Yeni şeyler denemek konusunda pek açık fikirli değillerdir, çünkü hata yapma olasılıklarının yüksek olduğunu düşünürler. Hatta buna bazen bir iş görüşmesine gitmek de dahildir. Sırf olumsuz cevap alacaklarından korktuklarından ötürü bir işe başvurmayabilirler bile.
  • Bir işi kusursuz yapmaya çalışırken ayrıntılar arasında boğulabilir ve bunun sonucunda 20 dakika sürebilecek bir işi 4 saatte tamamlayabilirler.

Bu özellikler size tanıdık geldiyse, mükemmeliyetçi bir kişilik yapınız olabilir. Sağlıklı dozlarda olduğunda kişiye motivasyon kaynağı olurken, aşırı dozlara geldiğinde sağlıksızlaşır.

Mükemmeliyetçilik bir akıl hastalığı olarak tanımlanmasa da insanlar kendilerini başkalarıyla kıyasladıkça özgüven problemleri yaşamaya başlayıp içlerine dönebilirler. Buna depresyon, obsesif-kompulsif bozukluk ve anksiyete de eşlik edebilir. Zamanla “ya hep ya hiç” felsefesini iyice benimseyeceklerinden; girdikleri projelerde ya inanılmaz bir çaba göstermeye çalışarak kendilerini yıpratacaklar, ya da başaramamaktan korkup hiç adım atmayacaklardır. Hatta başarısız oldukları zamanlar değersiz hissedeceklerinden ötürü intihar düşüncesi bile tetiklenebilir.

Mükemmelliyetçi Kişilik

Son 30 yılda gençler arasında mükemmeliyetçi eğilimlerin, cinsiyet veya kültürden bağımsız olarak önemli ölçüde arttığı gözlemlenmiş. Bunda, sosyal medyanın yaygınlaşması ve ortaya çıkardığı sosyal karşılaştırmaların yanı sıra; akademik ve profesyonel rekabetin de rol oynadığı düşünülmekte.

Peki, mükemmeliyetçiliğin bu yıpratıcı yönlerini nasıl törpüleyebilir ve daha sağlıklı düşünebiliriz?

1) Gerçekçi düşünmek

Herkesin hata yapabileceğini, insanların kusursuz olmadığını kabul etmek ve gerçekleşmesi daha olası hedefler belirlemek, kendinize karşı acımasız bir şekilde eleştirel olmanızın önüne geçebilir. Kendinize karşı yıkıcı değil, yapıcı bir şekilde konuşmaya çalışın. Bu ilk aşamada ikna edici gelmeyebilir, fakat kendinizi bu düşünceleri benimsemeye yoğunlaştırırsanız zamanla onları gerçekten benimsediğinizi göreceksiniz. Kendinize şu cümleleri kurmak daha yapıcı olmanızı sağlayabilir:
“Hata yapmak benim aptal veya başarısız olduğumu göstermez, herkes gibi ‘insan’ olduğumu gösterir.”

“Herkes beni sevmeyebilir, bu kabul edilebilir bir şey.”
“Elimden gelenin en iyisini yaptım.”

2) Büyük resme odaklanmak

Önceden de bahsettiğimiz gibi, mükemmeliyetçi insanlar detaylara çok takılıyorlar. Örneğin, bir e-mail yazacakken hangi fontu kullanmaları konusunda bile kararsız kalıp çok vakit kaybedebilirler. Bir iş üstündeyken, ufak detayların içinde debelenirken şu soruları sormak size yardımcı olabilir:
“Bu gerçekten üstünde bu kadar vakit harcamaya değecek kadar önemli bir detay mı?”
“Eğer bunu yanlış yaparsam en kötü ne olabilir? En kötüsü oldu diyelim, bununla yaşayabilir miyim?”
“Bunun yarın bir önemi olacak mı? Peki ya haftaya veya bir yıl sonra?”

3) Kendinize ve hatalarınıza karşı toleranslı olabilmek

Bir işi kusursuzca halletmeye çalışırken, örneğin bir sunuma saatlerce hazırlanırken, kendinize şunu sorabilirsiniz: “Hangi dereceye kadar kusuru hoş görebilirim?” Oradan, kabul edebileceğiniz daha makul standartlar oluşturmaya çalışabilirsiniz. Standartlarınızı yeniden belirlemeye / düşürmeye ilk başladığınızda bu sizin için stresli olabileceğinden, bunu aşamalı olarak yapabilirsiniz.

Örneğin, bu örnekte daha makul standartlara ilk adımlar şunlar olabilir: Sunumunuza 5 saat hazırlık yapmak yerine 3 saat harcamak, 5 sunumunuz varsa 1’inde hata yapmanızı hoş görmek veya daha az kişinin sizi övmesinde bir sorun görmemeyi içerebilir. Standartlarınızı düşürme konusunda biraz daha rahat olduğunuzda ise, onları biraz daha düşürebilirsiniz. Örneğin, bir sonraki adım, sunum için hazırlanmak üzere 1 saat harcamak, 2 sunumdan 1’i sırasında hata yapmayı hoş görmek veya başkalarının performansınız hakkında ne düşündüğünü bilmemekle sorun yaşamamak olabilir.

Mükemmeliyetçilikle ilgili problem yaşamak, hata yapma veya kusurlu olma “fobisine” çok benzer. Korkularla aşamalı ve tutarlı bir şekilde yüzleşmek, fobilerin üstesinden gelmenin en etkili yoludur ve psikolojide buna “maruz kalma” denir. Örneğin, bir köpek fobisinin üstesinden gelmenin en iyi yolu yavaş yavaş köpeklerle zaman geçirmek, onların aslında başlangıçta düşündüğünüz kadar korkutucu ve tehlikeli olmadıklarını öğrenmektir.

Benzer şekilde, hata yapma veya kusurlu olma “fobinizin” üstesinden gelmek, tam da bunu yapmayı içerir: yavaş yavaş ve kasıtlı olarak hata yapma ve kusurlu olmayla yüzleşme. Bu teknik aynı zamanda, işlerin mükemmel şekilde yürümeyeceği korkusuyla genellikle kaçındığınız durumlara yavaş yavaş kendinizi sokmanızı da içerir. Zamanla, hata yapmanın insanlar için çok doğal olduğunu fark edeceksiniz.

Bu noktada, kendinize söylediğiniz cümlelerin veya kendinizi “maruz bıraktığınız” durumların sürekli olması önemlidir. Kusurlu olmakta sorun görmeyene ve hata yaptığınızda rahat hissedebilene kadar bunları uygulamanız gerekli. Hemen sonuç alamamanız çok muhtemel, bunun cesaretinizi kırmasına izin vermeyin. Ayrıca, kendinizi ödüllendirmeyi unutmayın. Korkularınızla yüzleşmek ve onları atlatmaya çalışmak kolay bir süreç olmayacaktır. Bu yüzden bu yola çıkacak cesareti gösterebildiğiniz için kendinizi sizi mutlu edecek eşyalarla veya etkinliklerle ödüllendirmeniz, motivasyonunuzu daha da artıracaktır.

KAYNAKLAR

https://www.psychologytoday.com/intl/basics/perfectionism

https://www.anxietycanada.com/articles/how-to-overcome-perfectionism

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: