GÖKBİLİMİN GELİŞİMİ VE KİLİSE

1.959 Views

Gökbiliminin gelişimi tarihsel süreçte kiliseye karşı bilimsel doğruları savunan bilim insanlarının kiliseye karşı verdikleri mücadeleyle birlikte var olmuştur. Dünya merkezli evren inanışı yerine güneş merkezli evren anlayışını matematiksel temellere dayandırarak getiren Galileo Galilei 17. yüzyıldan itibaren skolastik düşüncenin karşısında duran belki de en bildiğimiz ve takdirle andığımız isimlerden bir tanesi. Aslında dünya merkezli evren anlayışına karşı çıkan ilk isim Galileo olmasa da bunu geliştirebilme fırsatını elde edebilmiş ilk bilim insanı olduğunu söyleyebiliriz. Galileo’dan önce dünya merkezli evren anlayışına karşı çıkmış bir diğer isim olan G. Bruno(1548-1600) aklımıza gelen ilk isimlerden.

G. Bruno’nun ismini bir kez olsun duymuş olan herkes hayat hikayesine de kulak misafiri olmuştur elbette. Ortaçağ’da dünya merkezli evren anlayışına karşı çıkmak bir nevi Tanrının öğretilerine, kilisenin otoritesine ve dolayısıyla Tanrı’ya karşı çıkmak olarak kabul edilmiş ve Tanrı’nın yolundan sapan herkes kilise tarafından cezalandırılmıştır.   Maalesef 1548 yılında İtalya’da doğmuş olan rahip, filozof, okültist ve gökbilimci Giordano Bruno’nun acı kaderi de kilise tarafından tayin edilmiştir. Henüz çok genç yaşta Kopernik’in Güneş merkezli evren teorisiyle tanışıp kabul eden, Hıristiyanlığı ve onun bağnaz fikirlerini reddeden Giordano Bruno kilise tarafından din sapkını olarak itham edilmiştir. O günden itibaren yakası kilise tarafından bir türlü rahat bırakılmayan G. Bruno bir yandan kiliseden kaçarken bir yandan da bilim ve edebi açıdan önemli eserler vermiştir. Hayatının son yıllarını kilise mahzenlerinde geçiren Giordano Bruno en sonunda Engizisyon tarafından ‘Kan döktürülmeden öldürülme’ cezasına saptırılmış ve 1600 yılında yakılarak acı bir şekilde öldürülmüştür.

Şimdi G. Bruno’nun inandığı ve uğruna ölümü göze aldığı gerçeklere ve ondan sonraki gerçeğin neferlerinden Galileo Galilei’ye geri dönelim. Aynı Giordano Bruno gibi Kopernik sistemini mantıklı bulan ve bunun hakkında gözlemler ve araştırmalar yapan Galileo Galilei, güneş merkezli evren teorisinin doğru olduğunu yazdığı kitaplarla halka açıkladığında kilisenin başındakiler G. Galilei’ye mevcut inanıştan sapmak ve halkı kilisenin doğrularından saptırmakla itham edip çok öfkelendiler.  Her şey Galileo’nun yazdığı ‘İki Büyük Dünya Sistemi Üzerine Diyaloglar’ isimli kitabıyla başlıyor.  Sonrasında Galileo Galilei’nin işte üzerinde tam 16 yıl çalıştığı bu eserin içeriği sebebiyle kiliseyle arasında büyüyen bir uçurum baş gösteriyor.

G.Bruno

   17. yüzyılın başlarından itibaren, dünyanın güneş etrafında dönmesi fikrinin dinden sapma olduğunu söyleyen ve bu görüşe sahip herkesi yargılayacağını bildiren kilisenin papası Galileo’yu tanıdığı için  ilk önce sadece ikaz etmekle yetiniyor. Unutmayalım ki bu kilise ve başındaki ruhban sınıfı G.Bruno’nun ölümüne karar verenlerden başkası değil. Görüldüğü üzere Guordino Brunoya göre çok daha sözü geçer çevresi ve Katolik kilisesinin bürokrasisinden arkadaşları olduğu için kendi görüşlerini reddetmesi şartıyla hayatının sonuna kadar ev hapsi veriliyor. Galileo Galilei işte böylece kurtulmuş oluyor işkence ve ölümden.

Bir efsaneye göre de 70 yaşında, engizisyon mahkemesinde katı ve kana susamış ruhban sınıfı tarafından yargılanan ve canını kurtarmak pahasına görüşlerini reddetmiş ‘görünmüş’ Galileo Galilei mahkeme bitiminde ‘’Epur si mouve’’ (yine de dönüyor) demekten geri kalmamıştır. Yazımı bitirirken okurları dünyaca ünlü senfonik metal grubu olan ‘Haggard’ın Galileo Galilei anısına yazılmış ‘’Eppur Si Mouve’’ şarkısıyla baş başa bırakıyorum…

Tagged , , ,

3 thoughts on “GÖKBİLİMİN GELİŞİMİ VE KİLİSE

  1. Ufuk açıcı bir yazı olmuş. Bilim her zaman herşeyin önünde gelir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.