EN AKILDA KALICI NOT ALMA ŞEKLİ: DİJİTAL Mİ, FİZİKSEL Mİ?

1.354 Views

Notlarınızı alırken veya planlamalarınızı yaparken hızlı ve pratik olan dijital araç gereçleri mi kullanıyorsunuz, yoksa gerçekten yazdığınızı hissedeceğiniz beyaz kâğıt ve kalemi mi? Sizce bu iki yoldan hangisi daha akılda kalıcı ve daha verimli?

Bu soru, yakın zamanda yapılan bir araştırmayla cevaplandı. Tokyo Üniversitesi’nde nörobilimci ve Frontiers’in Behavioral Neuroscience’da yayımlanan ve NTT Data Institute of Management Consulting’in işbirlikçileri ile tamamlanan araştırmanın yazarı Prof. Kuniyoshi L. Sakai, “Aslında kâğıt, elektronik belgelere kıyasla daha gelişmiş bir seçenektir ve daha kullanışlıdır. Çünkü kâğıt, daha güçlü bir hatırlamaya olanak sağlayacak uzamsal bilgiler içerir” diyor. Fiziksel kâğıt katlanmış köşeler, bazı düzensiz işaretlemeler ve kırışıklıklar gibi somut özelliklere sahipken dijital kâğıt tek tip, kaydırma sırasında sabit bir konuma sahip değil ve uygulamayı kapattığınızda kayboluyor. Bilim insanları fiziksel kâğıdın sahip olduğu bu karmaşıklığın hatırlamaya yardımcı olduğunu düşünüyor.

Hangi stilin daha verimli olduğunu araştırmak için yapılan çalışmada araştırmacılar, tümü 18-29 yaşları arasında, üniversite kampüslerinden veya NTT ofislerinden toplam 48 katılımcıyla çalıştı. Katılımcılar bazı öğrencilerin 14 farklı ders saati, ödev teslim tarihleri ve kişisel randevuları gibi planlarını içeren kurgusal bir sohbet okudu. Ardından katılımcıları hafıza becerileri, dijital veya analog yöntemler için kişisel tercih, cinsiyet, yaş ve diğer hususlara göre eşit olarak dağıldığına emin olarak üç gruba ayırdılar.

Gönüllülerden bazıları ajanda ve kalem kullanarak kâğıda yazı yazarken bazıları dijital tablet ve dokunmatik kalemle, kalanlar ise akıllı telefon ve dokunmatik klavyeyle takvim uygulamalarına not aldı. Zaman sınırı yoktu ve gönüllülerden kurgusal olayları programı ezberlemek için fazladan zaman harcamadan gerçek hayattaki programlarında olduğu gibi kaydetmeleri istendi.

Bir saatten sonra, bir ara verildi. Onları takvim hakkında düşünmekten alıkoymak için alakasız bir görev de dâhil olmak üzere gönüllüler, “Ödev ne zaman sona erecek?” gibi basit ve “Ödevler için daha erken son tarih hangisi?” gibi daha karmaşık çoktan seçmeli soruları cevapladı. Bu sorular program hakkındaki hafızalarını test etmek için sorulurken gönüllüler test sırasında beyin etrafındaki kan akışını – kan akışı o bölgedeki artmış nöronal aktiviteyi temsil eder- ölçen fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) cihazı içerisindelerdi.

Ajanda kullanan katılımcılar yaklaşık 11 dakika içinde takvimi doldururken; tablet kullanıcıları 14 dakika, akıllı telefon kullanıcıları ise yaklaşık 16 dakikada tamamladılar. Aradaki hız farkı aletleri daha hızlı kullanmaktan kaynaklanmıyordu, bu yüzden araştırmacılar hatırlamada veya kodlamada olan bir yavaşlık olduğundan emindiler.

Yani, dijital araçların verimliliği artırdığına dair yaygın inanışın aksine kâğıt kullanan gönüllüler not alma görevini dijital tablet veya akıllı telefon kullananlara göre yaklaşık %25 daha hızlı tamamladı. Analog yöntemleri (fiziksel kâğıt-kalem) kullanan gönüllüler, yalnızca basit test sorularında diğer gönüllülerden daha iyi puan aldı. Ancak araştırmacılar beyin aktivasyon verilerinin önemli farklılıklar ortaya çıkardığını söylüyor.

Kâğıt kullanan gönüllüler; dil, hayali görselleştirme ve hafıza için önemli olduğu bilinen hipokampüste daha fazla beyin aktivitesine sahip. Bilim insanları da beyindeki bu alanın aktivasyonundan yola çıkarak analog yöntemlerin akılda hatırlanabilen ve yönlendirilebilen daha zengin uzamsal ayrıntılar içerdiğini öne sürüyor.

Sakai, “Dijital araçlar tek tip yukarı ve aşağı kaydırma özelliğine ve bir web sayfasındaki gibi standartlaştırılmış metin ve resim boyutuna sahiptir. Ancak kâğıda basılmış fiziksel bir ders kitabını hatırlarsanız gözlerinizi kapatıp sol taraftaki sayfadaki fotoğrafın boyutunu ve altına eklediğiniz notları görselleştirebilirsiniz” diyerek fiziksel olarak kâğıda yazılan bilgilerin akılda neden daha fazla kaldığını açıklıyor. Daha uzamsal özellik, beyne daha iyi kodlama anlamına geliyor.

Peki, hem dijitalliğin rahatlığına alıştıysak hem de daha verimli bir şekilde çalışmak ve bilgileri hatırlamak istiyorsak ne yapmalıyız? Araştırmacılar dijital belgelerdeki bilgilerin vurgulayarak, altını çizerek, daire içine alarak, oklar çizerek, kenar boşluklarına renk kodlu ve sanal yapışkan notlar ekleyerek veya başka işaretler kullanarak çalışılmasının belleği geliştirebilecek analog tarzda uzamsal zenginleştirmeyi taklit edebileceğini söylüyorlar.

Bir diğer yandan araştırmacılar 18 yaşından daha genç katılımcılarla araştırma yapmadılar ama analog ve dijital yöntemler arasındaki beyin aktivasyonundaki farkın genç insanlarda daha güçlü olduğunu düşünüyorlar. Sakai, bu konu hakkında “Lise öğrencilerinin beyinleri hâlâ gelişiyor ve yetişkin beyinlerinden çok daha hassas” diyor.

Mevcut araştırma, öğrenme ve ezberlemeye odaklı olsa da bilim insanları daha yaratıcı olmak için de analog yöntemleri tavsiye ediyor. Sakai, “Öğrenilen ilk bilgiler daha güçlü bir şekilde kodlanıp depolanılırsa ve daha kesin olarak hatırlanırsa kişinin yaratıcılığının daha verimli hale gelmesi mantıklıdır. Sanat, müzik besteleme veya diğer yaratıcı çalışmalar için dijital yöntemler yerine kâğıt kullanımını vurgulamak isterim” diyor.

Yapılan araştırmaya ve sonuçlarına bakıldığında not almak için analog yöntemler kullanmanın daha verimli olacağını ve eğer dijital araç kullanacaksak bilgileri kâğıt kullanıyormuş gibi vurgulayarak daha akılda kalıcı hale getirebileceğimizi söyleyebiliriz. Akılda kalıcılık ve hatırlama ölçütlerinin yanı sıra yaratıcılık gerektiren konularda fiziksel kâğıt kullanmak beynin hipokampüs bölgesini daha fazla aktifleştireceğinden analog yöntemlerin yaratıcılığımıza da katkı sağladığı çok açık.

KAYNAK

https://neurosciencenews.com/hand-writing-brain-activity-18069/

Tagged , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.